|
Yüksek Riskli Gebelik ve Prenatal Tanı:
Kadın Hastalıkları ve Doğum, günümüzde bir doğum hekimliği ve kadın
hastalıklarının basit tedavilerininin dışında son derece gelişmiştir.
Kadın sağlığı, anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesi
amacı ile alt branşlara kavuşmuştur. Artık tek bir bakış açısı ile tüm
kadın doğum hastalıklarına günümüzün gerektirdiği çağdaş tedavilerin
uygulanabilmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle kliniğimizde
multidisipliner bir yaklaşım ve ekip çalışması ile tedavi
alternatifleri çeşitlendirilmektedir.
Türkiye’miz anne ve bebek sağlığı açısından
Avrupa Birliği üyelerinin çok gerisindedir. Basit, temel, rutin
gebelik takibi günümüzde artık İstanbul gibi büyük bir metropolün
güncel problemlerini çözmekten uzak kalmaktadır. Bu nedenle gebelik
takibinin iki aşamada geliştirilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bunlar
Prenatal tanı ve Yüksek riskli gebelik takibidir.
Gebeliklerin %2-3 ünde anne karnındaki bebekte
yapısal yada genetik anomaliler izlenir. Prenatal tanı branşının temel
amacı anne karnında gelişebilecek genetik, yapısal veya gelişimsel
problemlerin noninvaziv yöntemlerle taranmasını ve riskli gruplarda
invaziv testler ile gerektiğinde tanıya ulaşılmasını içerir. Bu amaçla
ilk üç ayda kliniğimizde ikili test ve ense kalınlığı ölçüm tarama
testleri, ikinci trimester üçlü testi ve genetik ultrasonografisi ile
20-22 hafta yapısal anomali taramaları ile ekokardiyografi
yapılmaktadır. Tarama testlerinde yüksek risk saptanan hastalarda ve
ayrıca gerekli görülen hastalarda amniosentez gibi invaziv tanı
testleri yapılabilmekte herhangi bir gelişimsel hastalık erken teşhis
ve tedavi edilebilmektedir.
Gebeliklerin %5-10’unda gebeliğin herhangi bir
haftasında bebek ve/veya anne sağlığı açısından yüksek risk saptanır.
Yüksek riskli gebeliklerin erken gebelik haftalarında belirlenmesi ve
bunlara yönelik önlemlerin alınması ile gerektiğinde yenidoğan yoğun
bakım ile koordinasyon gereklidir. Riskli gebelik takibi daha önceki
gebeliklerinde istenmeyen olumsuzluklar yaşayan hastalar ile bu
gebelikleri sırasında yapılan tarama testlerinde yüksek risk saptana
hastalar için gereklidir. Bu hastalarda takip açısından Doppler
ultrasonografi, Biyofizik profil ve non stress testi bebeğin anne
karnındaki durumunun değerlendirilmesinde kullanılır. Riskli
gebeliklerin takibinde etkin yeni doğan yoğun bakım hizmetinin olması
hastaya güven verir.
Yılda 1000’den fazla down sendromlu bebeğin
doğduğu, doğumsal hastalıkların ve bunlarla ilgili kronik problemlerin
sadece anne ve babayı etkilemekle kalmayıp öncelikle tüm aileyi daha
sonra ise toplumu etkilediği düşünüldüğünde her yapılan testin ne
kadar gerekli ve önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.
Her gebeliğe bu bilinç ile yaklaşarak
hepimizin hayali olan sağlıklı anne ve bebeklere ulaşmamız en büyük
amacımızdır.
|